92406 kayıt bulundu.
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Denize öyle bağlıdırlar ki ancak bir ülkü adamı ülküsüne böyle bağlanabilir.
1. Denize öyle bağlıdırlar ki ancak bir ülkü adamı ülküsüne böyle bağlanabilir.
1. isim , isim , isim , isim , Bağlantı
1. Bu kopuk kopuk, küçük yaşantıların ekseni, tek bağlanağı da kendisi.
1. Bu kopuk kopuk, küçük yaşantıların ekseni, tek bağlanağı da kendisi.
1. isim , isim , isim , isim , Bağlanma işi
2. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma
1. tutulmak, sevdalanmak
1. Bunca güzellere bağlandım kaldım / Ne bir vefa aldım ne faydalandım
1. Bunca güzellere bağlandım kaldım / Ne bir vefa aldım ne faydalandım
1. isim , isim , isim , isim , Bağlanma işi veya durumu
1. İçimde Taş Devri'nde yaşayan dedelerimin toprağa, suya, ateşe ve kokuya, bağsız, doğrudan doğruya bağlanışlarının tohumları filizlendi gene.
1. İçimde Taş Devri'nde yaşayan dedelerimin toprağa, suya, ateşe ve kokuya, bağsız, doğrudan doğruya bağlanışlarının tohumları filizlendi gene.
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak bağlanmak
Telaffuz : bağlanı'vermek
1. isim , isim , isim , isim , Bağlanmak işi veya durumu
1. Tasavvuf ıstılahında ise arzu edilen makbul ve sevimli bir işin elde edilmesine kalbin bağlanmasıdır.
1. Tasavvuf ıstılahında ise arzu edilen makbul ve sevimli bir işin elde edilmesine kalbin bağlanmasıdır.
1. -e , -e , -e , -e , Bağlama işine konu olmak
1. Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu.
1. Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu.
2. Sevmek, içten bağlı olmak
1. Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan
1. Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan
3. Yalnızca belli bir işle uğraşmak
4. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
1. Gülseren abla yiğit kadın, Yıldırım'ın ölümünden sonra, bağlanan emekli maaşını kabul etmedi.
1. Gülseren abla yiğit kadın, Yıldırım'ın ölümünden sonra, bağlanan emekli maaşını kabul etmedi.
5. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak
6. nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , Beklenen şey elde edilmez olmak
bağlantı borusu, bağlantı doku, bağlantı gücü, bağlantı ünlüsü, bağlantı ünsüzü, ara bağlantı, telsiz bağlantısı
1. isim , isim , isim , isim , İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak
1. Kar yüzünden çevre ile bağlantı kesildi.
1. Kar yüzünden çevre ile bağlantı kesildi.
2. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ
1. Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir.
1. Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir.
3. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman
1. isim , isim , isim , isim , Katlardaki atık suları toplayıp kolona ileten boru
1. isim , isim , isim , isim , Hücreleri ve çeşitli dokuları bir arada tutarak destek ve bağlama görevi yapan hücreler topluluğu
1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Elektrik projesinde belirtilen kurulu güç ve kullanma faktörü göz önüne alınarak hesaplanan güç miktarı
1. irtibat sağlamak
1. Ne kadar çabalarsa çabalasın, hasta, içinde çırpındığı anla bağlantı kuramıyor.
1. Ne kadar çabalarsa çabalasın, hasta, içinde çırpındığı anla bağlantı kuramıyor.
2. haberleşme sağlamak
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bağlayıcı ünlü
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bağlayıcı ünsüz
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı
bağlantısız ülkeler
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız
2. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz
1. isim , isim , isim , isim , Bağlantısızlık siyaseti izleyen ülkeler, bloksuz ülkeler
bağlantısızlık politikası, bağlantısızlık siyaseti
1. isim , isim , isim , isim , Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık
1. isim , isim , isim , isim , Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka girmeme siyaseti, bağlantısızlık politikası